Çoğunuz Ragnarök olayı duymuştur peki bu olayda ne oluyor hadi gelin görelim




Ragnarök

Huzurun, daha büyük bir amaç uğruna geride bırakıldığı savaşın adıydı Ragnarök. Onu başlatan tetikleyicinin ne olduğu bilinmiyordu; ancak yaklaşan felaketin ilk işareti, üç yıl süren büyük kış Fimbulvetr oldu. Bu kış boyunca insanlar arasındaki savaşlar arttı. En barışçıl olanlar bile sanki şiddetten zevk alıyormuşçasına savaşmaya başladı. Kardeşlik, artık anlamını yitirmiş bir bağdan ibaretti.

Fimbulvetr yalnızca insanları değil, tanrıları da etkiledi. Asırlardır zincirlerle bağlı tutulan dev kurt Fenrir, zamanın eskittiği bağlarını parçaladı. Onun esaretinden bile daha uzun süredir uykuda olan Dünya Yılanı Jörmungandr ise uyanmıştı. Zihninde tek bir amaç vardı: kehaneti gerçekleştirmek. Aynı dönemde Muspell diyarının hükümdarı, ateş devi Surtr, Ragnarök için ordusunu toplamaya başladı. Loki de esaretinden kurtuldu; onu hapseden tanrılara karşı duyduğu uçsuz bucaksız nefretin etkisiyle kendi türüne ihanet etmeyi seçti.

Sonunda beklenen gün geldi. Devlerin ordusu ile tanrıların vatanı Asgard’ın ordusu ilk kez karşı karşıya geldi. Kehanet dışında hiçbir düşünceye yer vermeyen Jörmungandr, ölümü bile göze alarak Thor’a saldırdı. Kıran kırana geçen savaşın sonunda Thor galip geldi; ancak bu zaferin ağır bir bedeli vardı. Jörmungandr, uğruna ölmüş olsa bile kehaneti gerçekleştirmişti. Zehriyle Thor’u öldürdü; gök gürültüsü tanrısı bile bu zehre karşı koyamadı ve acı çığlıklar içinde can verdi. Kimileri, bu haykırışların dünyadan bile duyulduğunu söyler.

Savaş devam ederken tanrıların babası Odin, kendi eseri olan Fenrir’in saldırısına uğradı. Kaçamayacağını anladı; çünkü Fenrir, katliam için yaratılmıştı. Odin, kendi yarattığı varlık tarafından öldürüldü ve Valhalla’da yatan savaşçıların yanına katıldı. Babasının gözleri önünde ölümüne tanık olan Víðarr, benzeri görülmemiş bir öfkeyle Fenrir’e saldırdı. Katliam için yaratılmış bir canlı bile bu nefrete karşı koyamadı ve Víðarr, babasının intikamını aldı.

Bu sırada Loki ile Heimdall arasında kıyasıya bir savaş yaşanıyordu. Bir tarafta nefret, diğer tarafta dostlarını koruma isteği vardı. Ancak bu savaşın kazananı olmadı; ikisi de orada can verdi.

Sonunda savaş meydanına Surtr ulaştı ve tek bir kılıç darbesi indirdi. Surtr’un kılıcı indiğinde yalnızca tanrılar değil, zamanın kendisi de parçalandı. Alevler göğü yuttu, denizler kaynadı ve eski düzenin izleri küllerin altında silindi. Uzun bir sessizliğin ardından, yıkımın içinden ilk 

Yorumlar